h.a.t.ş. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
h.a.t.ş. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2010 Salı

Hayattan Anlık Tiksindiren Şeyler #12

Bir gün geçmesini bekledim üzerinden. Bekledim ki sinirim geçsin, şurada küfretmeyeyim. Efendim dün kendimi tam bir eşek gibi hissettim. Öyle ki oturup ağlamak istedim bir ara. Ve evet bir kez daha haklı çıktılar, akılsız başın cezasını yine ayaklar çekti...

Saat 9'da uyandım bir şeyler atıştırdım, güzel pantolonumu gömleğimi giydim, önemli bir görüşmem olacaktı. Biraz oyalanmış olacağım ki otobüsü kaçırdım, arkasından 1 dakika boyunca son sürat koşmama rağmen yetişemedim. Neyse dedim, merkeze yürüyeyim dolmuşa biner öyle giderim dedim. 20 dakikalık yürüyüş sonunda varmıştım durağa. Antakyalı olan bilir, Orman Dairesi'nin orada dolmuşu bekledim bi beş dakika. Ama ne gelen vardı ne geçen. Dolmuşların artık oradan değil bir sokak aşağıdan geçtiğini yanıma gelen teyzeden öğrendim. İndim alt sokağa, gelen ilk dolmuşa bindim. Oh demiştim, bindim sonunda... Bir süre sonra dolmuş dönmemesi gereken bir yere döndü, evet yanlış dolmuşa binmiştim. Son durağa kadar gittim yanlış dolmuşla, başka bir dolmuşa bindirdi beni. Tabi bu sırada paracıklar da birer ikişer gidiyor. Sonunda doğru dolmuşa binmiştim. Doğru yere geldim, indim. Binaya girdim, mutluydum, görevimi başaracağımı hissediyor, kendime güveniyordum. Kapıdaki güvenlik görevlisine Aslı Hanım'la görüşüp görüşemeyeceğimi sordum, görüşemeyeceğimi söyledi. "Öldürürüm lan seni, valla vururum bak... Aşiretiz oğlum biz..." diyecektim ama lafı ağzıma tıktı: "Kendisi İtalya'da!"

Boşaymış onca çabam. Başaramamıştım... Bi 50 metre kadar çamurun içinden geçip otobüsün güzargahındaki yola çıkmalıydım. Güç bela geçtim o yolu da. Otobüs, ben gelmeden hemen önce geçmiş olacak ki bi 20 dakika da orada bekledim. Eve mi gideyim, bankadaki işlerimi mi halledeyim diye düşünürken şehir merkezinde indim. Ancak hiçbir bankadaki işimi halledemedim çünkü kuyrukların uzunluğu uzaydan görülebilecek safhaya ulaşmıştı. Eve yürüye yürüye döndüm.

Hiçbir işimi halledememiş, bir sürü para harcamış, yorulmuş, üzülmüş, hırpalanmış, aşağılanıştım. Hayattan anlık değil 4 saatlik zaman diliminde tiksindim. Dünden beri başka biriyim, ben eski ben değilim...

15 Kasım 2010 Pazartesi

Hayattan Anlık Tiksindiren Şeyler #11

  
Ve yine oldu.

Şu sıralar Dexter adında bir diziyi izlemeye başladım. Güzel bir dizi ama konumuz bu değil. Konumuza giriş yapabilmek için Rita'dan bahsetmem gerekiyor biraz. Rita, önceki eşi tarafından evlilik içinde tecavüze uğramış bir kadın. Bu yüzden cinselliğe hiç de sıcak bakmıyor. 3.5 bölümünü izlediğim dizide tüm denemelerine rağmen Dexter ile havlet olmayı beceremedi.

Asıl konu burada başlıyor.  Annem asla yapmayacağı bir şey yaptı ve odama girdi, yanıma oturdu ne yapıyorsun dedi. O sırada Dexter'ı izliyordum. Dexter evinde bir dava üzerinde çalışıyordu. Annemin yanıma gelmesinden aşağı yukarı 30 saniye sonra kapı çaldı, Rita geldi. Adeta azmıştı. Senaristlerin 3.5 bölüm boyunca bir araya getiremediği Dexter ve Rita'yı annem 30 saniye içerisinde yatağa atmıştı. 

Ve yine o ters bakışlar, söylenmeler... Büyüksün anne, büyüksün...

14 Ekim 2010 Perşembe

Hayattan Anlık Tiksindiren Şeyler #10


Karanlık bulutlar. Sabahın en güzel saatlerinde, örneğin 9'da bir uyanıyorum, etrafın cıvıl cıvıl, bulutların pırıl pırıl olmasını beklerken bir de bakıyorum kapkara bulutlar, yerler ıslanmış, evin içinde üşüyorum ve mecburi bir ışık yakma isteği duyuyorum çünkü etraf sabah olmasına rağmen karanlık. Kış geldi mnskm.

22 Eylül 2010 Çarşamba

Hayattan Anlık Tiksindiren Şeyler #9


Metronun gelmesini beklerken çevredeki bir grup gencin metro yaklaşırken elini kaldırmasına, metroyu durduruyormuş gibi yapmasına ve bunun çok komik bir şey olduğunu sanmasına tanık olmak, onları dövmek isteyip de dövememek. Birkaç saat önce oldu bu, hala mutsuzum, hayattan tiksiniyorum. O derece...

2 Eylül 2010 Perşembe

Hayattan Anlık Tiksindiren Şeyler #8

Tıraş olmaya çalışırken tıraş köpüğünün burna kaçması. Bu olay bazen insanın karşısına el ağız yıkarken sabun köpüğünün burna kaçması olarak da çıkabilir fakat tıraş köpüğü daha yoğun olduğundan daha etkilidir ve insanın anasını ağlatır saniyeler içinde. Önce gözden yavaş yavaş yaş getirir, bu sırada yapabileceğiniz hiçbir şey de yoktur. Elinizi yıkayıp burnunuzu temizlemek istersiniz fakat bu sefer de avuçtaki tıraş köpüğüne acırsınız ve tıraş köpüğünü yüze sürme işlemine bundan sonra göz yaşları içinde devam edersiniz. Ve evet artık hayattan tiksiniyorsunuzdur.

24 Ağustos 2010 Salı

Hayattan Anlık Tiksindiren Şeyler #7

Uyuyakalmak... Uyandıktan sonra hiçbir şey artık eskisi gibi değildir. Bi kere mutlaka berbat bir pozisyonda uyuyakalmışsınızdır, uyandığınızda her tarafınız ağrır. TV'de bir şey falan izliyorsanız o bitmiş olur. Olabilecek en kötü saatte uyanırsınız, tekrar uyuyayım deseniz uyuyamazsınız uykunuz kaçmıştır. Kalkıp oturayım bari bir şeyler yapayım deseniz artık sizin isteminiz dışında oluşan bu durumdan dolayı keyfiniz yoktur. Uzar gider... Ve evet, şu an huysuz huysuz etrafa bakınıyorum. Nolmuş yani?

22 Ağustos 2010 Pazar

Hayattan Anlık Tiksindiren Şeyler #6

Altına ne yazacağımı bilemedim. Justin BieBer :) mi desem? Justin Bieber'in kendisi mi desem? Justin Bieber hayranı kızın bu türden bir şey hazırlaması mı desem, yoksa bu resmi facebookta arkadaşlarına sunması mı desem bilemedim. Kelimeler kifayetsiz. Mutsuzum şu an, hayattan tiksindim. Akıl, fikir.

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Hayattan Anlık Tiksindiren Şeyler #5

Evde tek olunan bir anda kapağı bir türlü açılmayan kola şişesidir. Yardım isteyecek olsan yardım isteyecek kimsen yoktur, el kızarır pütür pütür olur. Şu an yaşıyorum bütün hepsini bunları ve mutsuzum resmen şu an. Ve evet, bu postun hemen 2 dakika önce yazdığım postla ilgisi çok büyük.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Hayattan Anlık Tiksindiren Şeyler #4

Saatlerdir, hatta belki de günlerdir çok önemli bir mail bekliyorsunuzdur. En sonunda mail kutunuza baktığınızda 1 okunmamış mailinizin olduğunu görürsünüz. Sevinirsiniz, "yoksa?" dersiniz. Maile bir bakarsınız ki bambaşka bir yerden alakasız bir spam mail. İşte bu andan itibaren mutsuzsunuzdur artık, hayattan tiksinirsiniz.

31 Temmuz 2010 Cumartesi

Hayattan Anlık Tiksindiren Şeyler #3

Gazı kaçmış koladan başka ne olabilir ki? İçerken belki çok sorun olmaz fakat bittikten sonra ağızda kalan o şekerli tat. Tiksindim ulan! Bak resmi görünce düşündüm de, nescafe bardağındaki kola da bazen hayattan anlık tiksinti verebilirmiş.

30 Temmuz 2010 Cuma

Hayattan Anlık Tiksindiren Şeyler #2

... sabah kahvaltısında kabuğu bir türlü soyulmayan yumurtayla gelir bazen. Çabaladıkça küçülür yumurta, her bir hamlenizde yumurtanın bir parçası kabukta kalır. Bir bakıvermişsiniz elinizde sadece yumurtanın sarısı ve üzerinde zar kalınlığında beyazıyla kalıvermişsiniz. Sabah kahvaltısında denk geldi bana bunlardan biri. Mutsuzum şu an!

29 Temmuz 2010 Perşembe

Hayattan Anlık Tiksindiren Şeyler

Geçen gün yolda yürürken yukardaki resmin basılı olduğu T-Shirt'ü giyen birini gördüm. Bu birinci mutsuzluk. Bir de bununla kalmayıp bu çocuğun daha en fazla 10 yaşında olduğunu farkettim bu da bonusu. Ulan ÖSS mi kaldı dedim kendi kendime, sonra yine çocuğun 10 yaşlarında olduğunu düşündüm ve sen büyüyene kadar YGS bile kalmaz dedim. En sonunda ulan ne sikko adamım. Şu T-Shirt'e ağlamıyorum da T-Shirt'ü giyen çocuğun yaşına ağlıyorum dedim.